15 Eylül 2012 Cumartesi

kendini birine anlatma çabası anlama sanatı












zordur bu iş.hepimiz isteriz birilerin bizi anlamasını.hani bir söz varya sevmek mi sevilmek mi?ben ikisinide istemezdim.boşver sevgiyi.acı çekmektense hiçbiri olsun.en azından keşkelerim olmaz.gözüm arkada kalmaz.hangisi seçseydim diye hayaller kurup gerçekleşmeyen herşey için kendimi suçlamazdım.

şimdi bu mantıkla anlamak mı?anlatmak mı?hangisi diye soruyorum.bu önemli.aslında bir çeşit bilim bile denir.sosyolojiye hep hayran kalmıştım.çünkü o insan bilimi.diğerleri gibi var olani ve ya var olmayanı bulmaya çalışmaz.o zaten bizim içindir.doğrudan.çabasız.günümüz şartlarında sosyoloji okumak zordan öte işsiz sıfatı yeniliyor.en azından bu açlığı çeşitli kitaplardan karşılayabiliriz.

insanların bizim hakkımızda 15-en fazla 30 saniye konuştuğuna inanıyorum.hep dile getiririm.evde çevremde.kimseyi takmıyacaksın.doğru bir şeyi yaptığına inayorsan gerisini boşvericeksin.insanlar hep konuşur ve maalesef kimse mükemmel değil.hep arkana bakarsan hiç yol alamazsın hayatta.

yeni özelliklerimi keşfediyorum.insanın zekası 20li yaşların sonlarına kadar hızlı şekilde öğrenmesine yardım eder.sonra öğrenmek ve daha önemlisi unutmamak bilinçaltına depo etmek bilgileri zorlaştırır.belki doğru bir bilgi.kişiden kişiye değişiyor.ntv bilimde galiba okudum hatırlayamıyorum ya neyse.

ben pek insanlara kendimi anlatma çabasına girmedim.ara sıra benim gibi düşünen insanlarla nadirde olsa karşılaşınca zaten böyle bir derdim kalmıyor.enerji sinerji adını ne koyarsanız koyun o kişi anlıyor sizi.e tabi sizde onu.Diğer insanlar onlara yeni bilgiler söyleyince "ukala,kibirli,şımarık,çokbilmiş"ve diğer kelimeleri sıralıyor.ben alıştım bu duruma.artık sessizleşiyorum dış dünyada ara sıra.ben beyin fırtınalarını seven bir insanım.adımdan bile şüphe ederim.düşünmeyi ve farklı bakış açısını seviyorum bu yüzden anlatamıyorum kendimi.çoğumuz anlatamıyor kendini.ben alıştım.akışına bırakıyorum hayatı.hayat üzülmek için çok ama çok kıssa.takmamaya çalışıyorum tabi benim gibi detaycı ince detaylara takılan bir insan için zor oluyor.

belki aptallık bu.hayatımda kimse karşıma çıkıp gerçekten ilgilendiğim konuda konuşmadı benimle.ne izlediğim ne dinlediğim ne de bildiğim konularda.biraz yanlız hisssediyorum.işte burda ara sıra sanal ,gerçekten var mı yokmu bilinmeyen dünya araya giriyor.bak diyor bu onu dinliyor izliyor düşünüyor.ama reel hayatta olmaması sıkıyor insanı.
bilmiyorum yani beyin fırtınasını tartışma ,kavga sanan insanlar tanıyorum ben.kör cahillik bu ve hayatta hiçbir zaman  cahillerlerle yada bilgisiz insanlarla  birşeyler düşünmek ,şüphemi dile getirmek istemedim.büyüklerimizinde söylediği gibi hep onlar kazanıyor.moralim bozulmuyor.kaybetme duygusuna girmiyorum.ama anlayan biri bulamayacağım yanlız,melankolik bir hava hissediyorum.her soluyuşumda bana daha fazla gelen.

bence anlatmakdan çok anlayan bulmak önemli .ama anlatma çabasındanda vazgeçmemeli insan.ne olursa olsun.
yanlızlık kötüdür.ama bakış açısına göre.
dünyaya farklı bakan bir çift göz görürseniz hayatınıza yeni bir renk geldiğinin habercisidir.
sevinin çünkü çoğu insan siyah beyaz yaşıyor.


2 yorum:

  1. Bir güzel yazı daha... Sanırım anlatılarına hayran kaldım sorusuzluk... Bu yazında da çok şey anlatmışsın. Bazen ne kadar da normal davransak da düşüncelerin nerden geleceğini bilemiyor insan. Her şeyin her boyutunu düşünmek yorsa da beyinleri, elimizde olmuyor ;çünkü her şey beyinde bitiyor... Kalp atışını nasıl durduramasak da ( arada durdurmaya çalışmadım değil hani tabi başaramadım :) ) beynimizde olanlara da dur diyemiyoruz...

    YanıtlaSil